Doğal Doğum nasıl yapılır?

Anne karnındaki bebekler dış dünya ile tanışmaya hazır olduklarında annelerine sinyal göndererek doğumu başlatırlar. Doğal akışında ilerlerken bazen en sağlıklı anne adayları bile doğumda çeşitli beklenmeyen durumlarla karşılaşabiliyor ve bazı müdahalelere ihtiyaç duyabiliyor. Suni sancı, ağrı kesici, epidural, epizyotomi hatta sezaryen gibi medikal müdahaleler, gerekli olduğunda, doğumun ilerlemesini engelleyen bazı faktörlerin varlığında son derece kullanışlı, hatta çoğu zaman anne ve bebek için hayat kurtaran uygulamalardır. Ancak medikal müdahalelerin gereksiz yere kullanıldığı durumlarda doğumun doğal gidişatı olumsuz yönde etkilenebilir ve daha fazla müdahaleye gerek duyularak anne ve bebek için travmatik olabilecek bazı sonuçlar ortaya çıkabilir. Elinizden gelenin en iyisini yapıp doğumunuza hazırlandıktan sonra tüm olasılıklara hazır bir şekilde kendinizi akışa bırakabilmek, doğuma hazırlanırken kullanılabilecek en doğru yaklaşım olarak kabul ediliyor. İşte Dr.Şefik Gökçe'den doğal doğum tüyoları... DOĞAL DOĞUM NASIL OLUR? iŞTE TÜYOLAR


- Gebeliğiniz boyunca beslenmenize özellikle özen göstermeniz gerekiyor. Bedeninizin değişen ihtiyaçları ve bebeğiniz için gerekli besinleri almak için vitamin ve mineral yönünden zengin yiyecekleri tercih etmeli, gün içinde sık ve küçük öğünler halinde beslenmelisiniz. Hamilelikte gereksiz kilo alımından kaçınmak da doğal doğum şansınızı artıracaktır. Düzenli egzersiz yapmaya da özen göstermelisiniz. Düzenli aralıklarla yapacağınız kısa yürüyüşler, yüzme, hamile pilatesi gibi egzersizler vücudunuzu zinde tutmanıza yardımcı olacak ve doğum sürecini daha kolay atlatmanızı sağlayacaktır. Gebelik yogası da hem hamileliğinizi hem de doğumunuzu kolaylaştırmak için çok faydalı olacaktır. - Doktorunuzun ve hastanenizin doğal doğumu destekliyor olmasına dikkat etmeniz gerekiyor. Doktorunuza ve hastanenize size gerekmedikçe size müdahale edilmeyeceği konusunda güveniyorsanız, doğal doğum şansınızı arttırmış olursunuz. Tabiki hiçbir doktor ya da ebe size doğal doğum yapacağınızın sözünü veremez. Bu aşamada güven devreye giriyor; eğer doktorunuz bir medikal müdahaleye ihtiyaç duyduğunuzu söylediğinde ya da sezaryen önerdiğinde ona koşulsuz güveneceğinizi ve gönül rahatlığıyla bu müdahaleleri kabul edebileceğinizi hissediyorsanız, doğru kişiyle çalışıyorsunuz demektir.


- Hastanelerde, doğuma hazırlık merkezlerinde belirli aralıklarla düzenlenen doğuma hazırlık eğitimlerine katılabilir ya da özel doğuma hazırlık eğitimleri veren uzmanlardan eşinizle beraber özel eğitim de alabilirsiniz. Doğru bir doğuma hazırlık eğitimi sayesinde kendinize daha çok güvenir ve doğum sırasında karşılaşılabilecek zorluklarla çok daha kolay baş edebilirsiniz.


- Doğum anında doğum sürecini kolaylaştırmak ve süreyi de kısaltmak için en önemli parametrelerden biri de düzgün uygulanacak nefes teknikleridir. Karın nefesi, tam nefes ve bebeğin başının çıktığı andaki nefes uygulamaları bebeğe yeterli oksijen gitmesini sağlar. Nefes teknikleri ayrıca annenin zihninin meşgul olmasını sağladığı için de doğumun kolay geçmesine yardımcı olmaktadır.


- Doğum, rahmin kasılmaları sayesinde gerçekleşir. Bu kasılmaların sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için ise sizin tam tersini yapmanız, yani olabildiğince gevşeyebilmeniz gerekiyor. Hamilelik boyunca yapacağınız gevşeme egzersizleri sayesinde vücudunuzdaki gereksiz gerginlikleri azaltmanın yollarını öğrenebilir ve doğum sırasında gerektiğinde kendinizi tamamen serbest bırakıp dinlenerek enerjinizi verimli bir şekilde kullanabilirsiniz.


- Gebeliğiniz boyunca yeterli sıvı tüketmeye özen gösterdiğiniz gibi doğum sırasında susuz kalmamanız da önemlidir. Aynı zamanda suyun içinde olmak da sizi rahatlatarak kasılmalarla baş etmenizi kolaylaştıracaktır. Doğum sürecinde su dolu küvette zaman geçirin, hiçbiri olmuyorsa duşta ılık su ile rahatlamayı deneyin.


- Doğumlar nadiren ilk işaretler görüldükten çok kısa bir süre sonra gerçekleşirler, genellikle nişan geldikten ya da ilk kasılmalar başladıktan sonra bol bol zamanınız olur. Doğumunuzun başladığını hissettiğinizde doktorunuzla ya da ebenizle görüşün, eğer her şey yolundaysa hemen hastaneye gelmek yerine bir süre evinizde zaman geçirin. Duş alın, bir şeyler atıştırın, hatta mümkünse uyuyun. Kasılmalarınızın sıklaşmaya başladığını hissettiğinde hastaneye gidebilirsiniz. Genellikle doktorlar beş dakikada bir gelen ve bir dakika kadar süren kasılmalar olduğunda hastaneye gidilmesinin uygun olduğunu söylerler. İçinizin rahat etmesi için doktorunuza ne zaman hastaneye gidebileceğinizi, evde ne kadar zaman geçirebileceğinizi sorabilirsiniz.

Doğumun hem psikolojik hem fizyolojik olarak ne kadar yorucu bir olay olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Adeta profesyonel bir sporcu gibi yeterli fiziksel ve zihinsel hazırlığın yapılması doğumu rahat kılacaktır. Bu profesyonellik zaten annenin içinde var ve eğitimler sayesinde bu gücünün farkına varmak en önemli faktördür. Her şeye rağmen anne adayı bir noktada yorulup pes edebilir, yapamayacağını düşünebilir. Bu durum elbette normaldir. Böyle anlarda anne adayına destek olunması, güvende olduğunun hissettirilmesi çok önemlidir.


- Doğum sırasında anne adayı ile çok fazla diyaloğa girmeden yanında olduğunu hissettirmek uygun olur. Doğumun loş bir ışıkta olması anne adayını ve bebeğini rahatlatır. Bebeklerin doğum anında annelerinin kucağında kurdukları ilk göz teması çok özel bir andır. Doğum sonrası bu göz temasının yanında anne ve bebeği arasında ten tene temasın gerçekleşmesi ikisinin de biricik ihtiyacıdır. Bu safhada göbek kordonunun geç kesilmesi, kordondaki kanın ve kök hücrelerin asıl sahibine yani bebeğe geçmesine imkân sağlamış olur. Böylece yenidoğanın dünyaya adapte olma süreci başlamış olur.


** 24 Aralık 2021 tarihli Habertürk Gazetesi röportajımdan derlenmiştir.